Erdoğan ve Başbuğ Ne Konuştu?

2 Saat 20 Dakika Süren Görüşmede Hangi Konular Masaya Yatırıldı

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ arasındaki görüşme sona erdi.

Başbakanlık merkez binada gerçekleşen görüşme yaklaşık 2 saat 20 dakika sürdü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, başkanlıktan Başbakanlık Müsteşarı Efkan ve Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan tarafından uğurlandı.

Etiketler: , , , ,

“Şu Kadar Boyuyla…”

Arınç, Gündemle İlgili Görüşlerini Açıklarken Kılıçdaroğlu’nun Boyuyla Dalga Geçmeyi de İhmal Etmedi 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, Orhan Özdemir‘i Ankara Emniyet Müdürü iken tutuklanması üzerine görevden aldıklarını, yerine Bursa Emniyet Müdürü’nü atadıklarını belirterek, ”Aynı iş askerde de olmalı mı derseniz, bence olmalı” dedi.

Bülent Arınç, ”Başbakan’ın yanında siperde duran insan şu anda görevinin başında ama bir taraftan da şu davanın (Balyoz) içindeki sanıkların başta geleni. Bu ne yaman çelişki diye düşünmem mi?” diye konuştu.

Habertürk kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, Dörtyol ve İnegöl’deki olaylarda insanların birtakım tahrikler sonucu hem kişilere hem mala zarar vermelerinin, dükkan yakmalarının ve araç devirmelerinin, yaralananlar olmasının üzücü olduğunu ifade etti.

Bülent Arınç, BDP heyetinin Dörtyol’a gitme kararını, ”ateşe benzin dökmek gibi bir şey” diye nitelendirdi. BDP heyetinin ilçeye gitmesinin yeni tahriklere yol açabileceği uyarısında bulunan Arınç, BDP’nin bu karardan vazgeçmesinin çok daha iyi olacağını söyledi.

Arınç, vatandaşlardan tahriklere kapılmamasını, insanların güvenmediği, tanımadığı, Türkiye için ne getirip götüreceğini test etmediği konuda sokağa çıkmamasını ve kalabalıklardan uzak durmasını istedi.

-BALYOZ SORUŞTURMASINDAKİ YAKALAMA KARARLARI-

Bülent Arınç, ”Balyoz soruşturması” kapsamında 102 emekli ve muvazzaf subay hakkında yakalama kararı çıkarılmasının Yüksek Askeri Şura’da terfileri engellemek amacı taşıdığı iddiaları karşısında, kararın ne anlama geldiğini kararı verenlerin bileceğini belirtti.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile hakkında yakalama kararı bulunan 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek’in Adana’daki şehit polislerin cenaze töreninde yan yana gelmesinin nasıl izah edileceğine ilişkin soru üzerine, ”Böyle bir çelişki varsa bu çelişkinin sorumlusunu aramamız lazım” dedi.

Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından baskın düzenlendiğinde ve İskenderun’daki terör saldırısı meydana geldiğinde başbakan vekili olarak bazı komutanlar ve ilgililerle toplantı yaptığını belirten Arınç, toplantıya katılan iki komutanın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesinin alındığını ertesi gün gazetelerden öğrendiğini kaydetti.

-AÇIĞA ALMA-

Arınç, Genelkurmay Başkanlığına telefon ederek bu konuyla ilgisi olan kişileri toplantıya çağırdığını belirterek, şöyle devam etti:

”Kimin geleceğini, kimin gönderileceğini bilmiyorum. Burada masum durumdayım. Bana askeri kanattan gelen kişilerle görüş alışverişinde bulunuyorum. Beşir Atalay‘ın durumu da farklı değil. Atalay da cenazeye gidiyor, cenazeye hala muvazzaf olan ve görevinin başında olan bir insan geliyor. Yani Beşir Bey şöyle bir sol tarafına bakıp ‘Bu adam aranıyordu, hazır gelmişken bana bir kelepçe verin de eline takayım götüreyim’ mi diyecek, çelişki buradadır. Ankara Emniyet Müdürü tutuklandı. Kararnameyi gönderdik, Ankara Emniyet Müdürü’nü görevden aldık, yerine Bursa Emniyet Müdürü’nü atadık. Aynı iş askerde de olmalı mı derseniz, bence olmalı. Neden olmalı? Çünkü böyle tablolar ortaya çıkıyor. Gediktepe’de karşı dağları işaret ederek kendi görevini anlatmaya çalışan tümgeneral, bu olayların içinde gösteriliyor. Başbakan’ın yanında siperde duran insan şu anda görevinin başında ama bir taraftan da şu davanın (Balyoz) içindeki sanıkların başta geleni. Bu ne yaman çelişki diye düşünmem mi? Ancak tabii asker diyecektir ki ‘Görevden almaya gerek yok. Bu, dava sürecidir. Benim de sistemim böyle.’ Bunu yapıyorsunuz ama böyle tablolar ortaya çıkıyor. Bu tabloların yaşanmaması için silahlı kuvvetlerimizin kendi iç dinamiğinde gerekli kararları alması lazım.”

Arınç, bu sırada ”Yani o komutanların değiştirilmesi, en azından böyle bir soruşturma sürecinde” sorusunu ”Gerektiğini düşünüyorum” diye yanıtladı.

-KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİALARI-

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yayınlanan 27 Nisan 2007 bildirisinin AK Parti‘yi güçlendirmek için yazıldığı iddiasının hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:

”İki açıdan bu konuya çok üzülüyorum. Kemal Bey demiyorum, bir siyasetçi nezaketi elden bırakmamalı. Yani bu belki küçültücü bir ifade değil ama anlamsız bir şekilde bunu dahiyane bir buluşmuş gibi devam ettiriyor. Bunu dinlerken Sayın Kılıçdaroğlu açısından üzülüyorum. Yani dağ fare doğurdu gibi bir hale dönüşüyor. Şimdi Kemal Karabulut desem ona ‘Karabulut’ nereden çıktı diyeceksiniz, bir önceki soyadı. Bunları artık konuşmamak lazım. Recep Bey… Yakışmıyor.

Her çıktığı yerde aynı Genç Parti’nin sloganları gibi slogan üretiyor. İçi boş. Sadece ‘hesap soracağız’ diyor, ‘bu adam mı’ diyor, ‘kıvırtıyor’ diyor. Ya, şu kadar boyuyla bir şeyler söylüyor.”

-”CHP BİLDİRİYE ALKIŞ TUTTU”-

Bildiri yayınlandığında TBMM Başkanı olduğunu hatırlatan Arınç, bildiriye hükümetin 28 Nisanda cevap verdiğini, CHP’lilerin hepsinin alkış tuttuğunu ifade ederek, ”İnsan biraz utanır, biraz da sıkılır” dedi.

O dönemde hangi siyasetçinin ne söylediğini dosya haline getirdiğini belirten Arınç, ”27 Nisanda o adı geçen komutan bizi iktidar yapmak için böyle bir şey uydurmuş ve biz onunla iş birliği yapmışız. Bu kişi Genelkurmay Başkanı olduğunda etekleri zil çalan, avuçlarınızı patlatırcasına alkışladığınız, Hilmi Özkök’ten sonra ‘tam istediğimiz adam geldi, hükümetten hesap sorarsa bu sorar’ dediğiniz kişiyi kötülüyorsunuz bugün” diye konuştu.

Arınç, şunları söyledi:

”Sayın Kılıçdaroğlu’nun sayın Büyükanıt’a söyledikleri hem cehalet örneğidir hem de çok yakışıksızdır. Böyle bir anlaşmayı kimse yapmaz, böyle bir sözü kimse söylemez. Sayın Büyükanıt’ın altındaki zırhlı araç onların gözüne daha çok batıyorsa bilsinler ki gelmiş geçmiş bütün genelkurmay başkanları için bu yapılır, yapılmıştır. Bütün kuvvet komutanları, genelkurmay başkanları lojmanda oturur, İstanbul’un, Ankara’nın en güzel yerinde ama hiçbir meclis başkanının, eski cumhurbaşkanının lojmanı yoktur. Hiçbir başbakanın kendisine tahsis edilmiş eski başbakanlığı dolayısıyla lojmanı yoktur. Bunları görmeyerek sadece ona takmaları yıpratma amacına yöneliktir. Sayın Büyükanıt bugün bir kısmına yanıt vermiş ‘Doğruysa ve gerekliyse alın şu aracı benim üzerimden, Bodrum’da halkın içinde daha rahat gezerim’ diyebilmeli.”

-”TSK İÇ HİZMET KANUNUNUN 35. MADDESİ KALDIRILMALI”-

TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinin değiştirilmesiyle ilgili tartışmalar üzerine Arınç, maddenin mevcut halinin de askere anayasal düzeni zorla değiştirme yetkisi vermediğini söyledi.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in 12 Eylül bildirisini okurken cumhuriyeti koruma, kollama görevinden bahsettiğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

”Cumhuriyeti koruma ve kollamayı silahlı kuvvetlerin tümü veya konuşan kesimi kendilerine dayanak yapıyor, halbuki değil. Şu açıdan değil, ‘Cumhuriyeti koruma kollama görevi var. Ben durumdan vazife çıkarırım, işler kötüye giderse el koyarım’, öyle bir şey yok. Darbe yapmaya kalkıp da yakalananlar idam edildi, başarılı olanlar cumhurbaşkanı oldu. Darbenin anayasası, hukuku, 35. maddesi olmaz. Bu maddenin aslında kaldırılması lazım. CHP bunu ilk defa söylüyor, 40 defa fikir değiştirerek söylüyor. Değişiklik teklifinde çok fazla değişen bir şey yok. Fikrimizi söyleriz, teklifi inceleriz. 1 Ekime kadar daha çok zaman var. Maddelerin kalkacağını mı, değişeceğini mi beraberce düşünür, yeni yasama döneminde bunu kaldırırız inşallah. CHP’li arkadaşlarıma tavsiyem, 12 Eylülü bir görelim ondan sonra daha rahat konuşuruz

Etiketler:

Kumar Operasyonu: 150 Kişi Gözaltında

İstanbul’da 7 Ayrı Adrese Eş Zamanlı Kumar Operasyonu Düzenlenirken, 50’si Kadın, Toplam 150 Kişi Gözaltına Alındı.

 

İstanbul’da 7 ayrı adrese eş zamanlı kumar operasyonu düzenlendi. 50’si kadın, toplam 150 kişinin gözaltına alındığı operasyonlarda, 3 rulet masası ve on binlerce oyun pulu ele geçirildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kumar Masası ekipleri, önceden belirledikleri, Ataşehir, Küçükçekmece, Şişli ve Beşiktaş’taki 7 ayrı adrese eş zamanlı olarak saat 01.00′de operasyon düzenledi. 7 noktadan 3′ü boş çıkarken, 4 adreste kumar oynatıldığı görüldü. Operasyon kapsamında 50’si kadın toplam 150 kişi gözaltına alındı. Operasyon düzenlenen yerlerde yapılan aramalarda, 3 rulet masası ile yaklaşık 30 bin oyun pulu ele geçirildi. Ele geçirilen kumar aletleri ile gözaltına alınan şahıslar Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Şahıslar hakkında Kabahatler Kanunu’na muhalefetten işlem yapılacağı öğrenildi.

Operasyon düzenlenen adreslerden biri de Etiler’de bulunan ve bir zamanlar sık sık kumar oynatıldığı gerekçesi ile basılan Dalmaz Center’dı. Yaklaşık 2 yıl aradan sonra Dalmaz Center’a düzenlenen kumar operasyonunda 50 kişi gözaltına alındı.

Küçükçekmece Şehit Özcan Demirci Caddesi üzerindeki İşadamları Derneği Lokali de kumar operasyonundan nasibini aldı. Yaklaşık 70 kişi Kabahatler Kanunu’na muhalefetten gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan biri kameraların görüntü almasından rahatsız oldu. Şahıs tepkisini, “Vatanı satıyorlar. Gidin hainleri çekin” diye gösterdi. Polis, operasyonların süreceğini belirtti.

Etiketler: , , ,

Korsanlar Türk Gemisini Bıraktı

Somali’de Deniz Haydutlarınca Kaçırılan ‘Frigia’ İsimli Kuru Yük Gemisinin Bırakıldığı Bildirildi.

 

Somali’de deniz haydutlarınca kaçırılan ”Frigia” isimli kuru yük gemisinin bırakıldığı bildirildi.

Deniz haydutlarınca kaçırılan Malta Bayraklı ”Frigia” kuru yük gemisi bırakıldı.

Mart ayında kaçırılan ”Frigia” kuru yük gemisinde 19′u Türk 2’si Ukraynalı personel bulunuyordu.

Frigia gemisinin işletmecisi Karya Denizcilik Şirketi Avukatı Nilgün Yamaner’den alınan bilgiye göre, deniz haydutları tarafından 128 gün önce kaçırılan geminin bu sabah Türkiye saatiyle 07.25 itibarıyla serbest bırakıldı. Yürütülen görüşmeler sonrası haydutların gemiden ayrıldığını bildiren Nilgün Yamaner, bu gelişmenin ardından gemi kaptanı Ümit Savaş’la telefon görüşmesi yaptıklarını bildirdi.

Yamaner, ”Kaptan, 19′u Türk 2’si Ukrayna’lı 21 personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu, yaşanan gelişme üzerine tüm personelin sevinç ve heyecan içinde olduklarını söyledi. Gemi, Somali açıklarında tutulduğu yerden, açıkta bekleyen Türk Donanması’na ait Gelibolu Fırkateyni ile buluşmak üzere yola çıktı. Buluşmanın 2-3 saat içerisinde gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.

Nilgün Yamaner, Gelibolu fırkateyni ile buluşmanın ardından geminin belirlenecek tahliye limanına gideceğini ve personelin ülkelerine gönderileceğini ifade etti.

İsrail’den Tayland’a gübre taşıyan Malta Bandralı 35 bin grostonluk M/V Frigia gemisi, 23 Mart günü, Hint Okyanusu bölgesinde tehlike sinyali göndermiş ve gemiyle irtibat kesilmişti.

Etiketler: , , ,

CHP ve MHP: Büyükanıt Yargılansın

2007′de Büyükanıt’ın “E-muhtıra” Yayımlamasına Destek Veren CHP ve MHP, Şimdi Büyükanıt’ın Yargılanmasını İstiyor.

 

27 Nisan 2007′de eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın, TSK‘nin internet sitesinde “e-muhtıra” olarak anılan bildiriyi yayımlamasına tepki göstermeyerek destek veren CHP ve MHP, şimdi Büyükanıt’ın hükümetle işbirliği yaptığı iddiasıyla yargılanmasını istiyor. E-muhtıradan sonra muhalefet partilerinden sadece BBP ve SP’den tepki gelmişti.

Abdullah Gül‘ün Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde Genelkurmay Başkanlığı’nın, 27 Nisan gecesi saat 23.20′de yayımladığı açıklama, siyasetçi ve gazeteciler tarafından “e-muhtıra” olarak nitelendirilmişti. Ardından İstanbul’daki Çağlayan Meydanı’nda biraraya gelen bazı sivil toplim kuruluşu, dernek ve siyasi parti üyeleri, ordunun siyasete müdahalesine destek vermiş, zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül‘ün Cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı çıkan eylemciler asker kıyafetleri ve kalpaklar giyerek, “Asker konuştu, imam bayıldı” şeklinde sloganlar atmıştı. Çağlayan mitingine, aralarında İP, CHP, Atatürkçü Düşünce Derneği, DİSK ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin yanısıra silah üzerine yemin ettiren ulusalcı dernekler de destek vermişti.

E-muhtıra yazdığını söyleyen Büyükanıt’a o dönem tepki göstermeyen, hattâ haklı bulan açıklamalarda bulunan CHP’li yöneticiler, 22 Temmuz seçimlerini kaybetmelerini e-muhtıraya başlayarak eleştirmeye başlamıştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise o dönemde Genelkurmay’ın bildirisine karşı açıklama yapmamayı tercih etmişti. CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun da o dönemde muhtırayı eleştirdiğine dair bir habere rastlanmıyor.

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da o dönemde, gazetecilerin konuya ilişkin sorularına AK Parti‘yi suçlayarak cevap vermiş, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki tutumuyla sadece cumhuriyete ve demokrasiye zarar verdiğini ileri sürmüş, bildiriye arka çıkmıştı. Baykal, ilk açıklamasında hükümeti suçlayarak şunları söylüyordu: “Siyaset işlemelidir, siyaset danışmalıdır ama siyaset uzlaşmaktan, konuşmaktan, kafa kafaya vermekten geçiyor. ‘Dediğim dedik’ bir yaklaşımla olmaz.”

Baykal, konuyla ilgili üç gün sonra yaptığı değerlendirmede ise Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi oylamasına 367 milletvekilinin katılımının zorunlu olmadığı yönünde karar vermesi durumunda, Türkiye’yi çok tehlikeli bir çatışmaya sürükleyeceğini ileri sürerek baskı yapmıştı. Gazetecilerin, ”Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasını demokratik buluyor musunuz?” sorusu üzerine de şunları söylemişti: “Türkiye’nin böyle bir gerginlik ortamına sürüklenmesinden üzüntü duyuyorum. Bunun sorumlusu olarak da iktidarı görüyorum. Bundan hiç kuşkum yok. İktidar, çok ciddi yanlışlıklar içindedir. Milyonlarca insanı meydanlara o dökmüştür. Devletin tüm kurumlarını, üniversiteyi, yargıyı tepki göstermeye sevk eden yanlışlıkları iktidar sürdürmüştür.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de Genelkurmay açıklamasının CHP’nin görüşleriyle örtüştüğünü ifade ederek şunları söylüyordu: “Laikliğe hakaret edeceksiniz, sonra ‘Ben değiştim.’ diyeceksiniz ve bu ülkenin cumhurbaşkanı olacaksınız. Bunu herkes bilsin ki Türk halkının tahammül eşiğini aşıyorsunuz. Biz Türkiye’yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.”

E-MUHTIRADAN SONRA SİYASETÇİLER NE SÖYLEMİŞTİ?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek: “Bu bir muhtıra. Diyor ki, ‘Biz bu uyarıyı yapıyoruz. Gerekleri yerine getirilmezse biz de bunun arkasını getiririz.’ Yani daha sert açıklamalarda mı bulunulur, başka noktalarda mı müdahale edilir, onu çok açık ifade etmiyorlar ama şu anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve onun etrafında devam eden laiklik tartışması, Millî Görüş geleneğinden gelen bir kişinin Cumhurbaşkanlığı’na çıkacak olması, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ciddi şekilde rahatsız etmektedir.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi: ”Çoğunluğu var diye Anayasa ve hukuku zorlayanlar, bundan gerekli dersi çıkarmalıdır.”

CHP İstanbul Milletvekili Bülent Tanla: “Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklama, muhtıra ya da ikaz gibi değerlendirilirse Türk demokrasisini yaralar.”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır: Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan’da basının önünde konuştukları Türkçe’ydi ve gayet açıktı, herkes anladı. Başbakan ve AKP yönetimi anlamamış görünüyor. Açıklamayı üzerine almıyor, gereği için görevini yapmıyor ve topu taca atıyor.”

Eski İçişleri Bakanı Meral Akşener: “Bu bildiri kendi içinde haklı nedenler taşıyor olabilir ama siyaset kurumu açısından sıkıntılı bir konu olmuştur. Demokrasinin tıkanması, arızalanması doğru değildir.”

Eski ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu: “Kum saatindeki kum tükenmek üzeredir. Her şeyin ters yüz olabileceği bir sürecin içindeyiz. İçinde bulunduğumuz şartlarda Meclis’i açık tutmanın ve siyaseti söz sahibi kılmanın tek yolu, Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesini beklemeden Sayın Abdullah Gül‘ün adaylıktan çekilmesidir. Bu süreç, demokrasinin önünü açacaktır. Bu süreç, Türkiye’yi vesayet gölgesinden kurtaracaktır. Hükümete sesleniyorum, lütfen Gül’ü adaylıktan çekiniz ve Meclis’i açınız.”

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın: “Böyle bir açıklamanın yapılmamış olmasını tercih ederdim. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin böyle bir açıklamada bulunmasına neden olan gelişmeleri biliyorum. Duyarlılığı anlıyorum ve paylaşıyorum ancak siyasi yaşama sivil ya da asker, derin ya da sığ herhangi bir müdahaleyi asla doğru bulmuyorum.”

Merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu: “Genelkurmay Başkanlığı adına yayımlanan bildiri, Türk demokrasisi ve hukuk devletine karşı açık bir muhtıra ve müdahaledir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hükmi şahsiyeti ve maddi manevi varlığına milletçe duyduğumuz tarihi ve kültürel saygıya rağmen bu müdahaleyi hoş görmeye imkân yoktur.”

Eski SP Genel Başkanı Recai Kutan: Demokrasimiz ve cumhuriyetimiz, demokrasi dışı uygulamalarla korunamaz. Hem laikliği hem de demokrasimizi koruyacağız, bunlara sahip çıkacağız ama demokrasi dışı metotlarla değil. Bir dizi uygulamalarla maalesef demokrasimiz yara almıştır ve bugün çok kimsenin gözünde Türkiye, özürlü bir demokrasiye sahiptir. Bu tip olaylar, halkımızda ciddi anlamda endişe uyandırmıştır. Bu endişe hâlâ devam etmektedir. Ekonomimiz menfi yönde etkilenmiştir. Bunun etkileri, endişeler sebebiyle devam edecektir. Dünya kamuoyu önünde hep şu soru soruluyor: ‘Türkiye’de neler oluyor? Acaba Türkiye’de tekrar bir askeri müdahale olacak mı?’ Bu çok acı.”

Eski DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar: “Ülkenin daha demokratik, daha hukuk devleti temellerinde yaşaması konusunda ortaya koyduğumuz hiçbir iradenin yanında olmayanlar, bugün Türkiye’de demokrat olmayı kendi tavırlarının yanında olup olmama gibi ölçme hakkına asla sahip olamazlar.”

Etiketler: , ,

Dörtyol’da 40 Gözaltı

Dörtyol’da Polise Hain Saldırı Sonrası Yaşanan Olaylarla İlgili Olarak 40 Kişi Gözaltına Alındı. 

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde dört polis memurunun şehit edildiği terör saldırısı sonrası yaşanan olaylarla ilgili olarak 40 kişi gözaltına alındı.
İlçede iki gündür taşkınlık yapan gruplara karşı polisin tüm uyarıları ve soğukkanlı yaklaşımı kar etmedi. Büyük kısmı çocuk ve gençlerden oluşan grupların çevreye zarar vermesi üzerine polis zor kullandı. Biber gazı ile etkisiz hale getirilen 40 kişi gözaltına alındı. Valilik, kaymakamlık ve sivil toplum örgütlerinin gerginliği azaltmaya yönelik açıklamalarının ardından ilçede tansiyon bir nebze düştü. Küçük gruplar halinde sokaklarda gösteri yapanları da polis gaz bombası kullanarak dağıttı.
Emniyet yetkilileri iki gündür devam eden olaylarda 40 kişinin göz altına alındığını bildirdi. İlçede küçük çaplı gösteriler devam ediyor. Yeşil Mahallesi’ne giriş çıkışlar kontrollü yapılıyor. İlçeye Adana, Mersin, Şanlıurfa, Gaziantep, Osmaniye, Kayseri ve Hatay’dan ekipler geldi. 1200′den fazla polisin takviye olarak geldiği ilçede tırmanan gerginliğin yatışması için ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ’sağduyu’ çağrısı yapıyor.

Etiketler: , ,

Van’da Askeri Araç Devrildi

Van’ın Saray İlçesinde Bir Askeri Aracın Devrilmesi Sonucu, 3′ü Ağır Olmak Üzere 5 Asker Yaralandı. 

Van’ın Saray ilçesinde bir askeri aracın devrilmesi sonucu, 3′ü ağır olmak üzere 5 asker yaralandı.

Alınan bilgiye göre, 6. Hudut Alay Komutanlığına bağlı piyade bölüğü askerlerini taşıyan araç, İran sınırındaki Sırımlı köyü çıkışında, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu devrildi.

Kazada, kimlikleri henüz öğrenilemeyen 5 asker yaralandı. 3′ü ağır yaralı 5 askerin Van’daki hastanelere sevk edildiği bildirildi.

Tunceli’de gece saat 23.30 sularında meydena gelen 2 patlamada ölen yada yaralanan olmazken bombaların atıldığı araçta hasar oluştu.

Tunceli çarşı merkezi Oğuz sokak üzerinde bulunun AKP Tunceli eski il yöneticisinin aracına atılan el yapımı patlayıcının patlaması sonucu araçta maddi hasar meydana geldi.

Etiketler: , ,

Pakistan’da Yolcu Uçağı Düştü: 152 Ölü

Pakistan’da 152 kişi taşıyan yolcu uçağı başkent İslamabad yakınında dağa çakıldı. Uçaktakilerin tamamı hayatını kaybetti

 

Pakistan’da 152 kişi taşıyan Airblue havayolu şirketine ait yolcu uçağı başkent İslamabad yakınında dağa çakıldı. Uçaktakilerin tamamı hayatını kaybetti. Kazanın nedeni henüz belli değil ancak DHA Genel Müdürü Uğur Cebeci’ye göre havadaki faciaların büyük kısmı, “pilotların limitleri zorlamasından” kaynaklanıyor.

Pakistan’ın en büyük şehri olan Karaçi’den havalanan ve 146 yolcu ile 6 mürettebat taşıyan Airbus A321 tipi uçak, İslamabad’a iniş yapmadan önce Margalla tepelerine çarparak düştü.

AP haber ajansına konuşan İslamabad Belediyesi’nin Kalkınma İdaresi Başkanı İmtiyaz İlahi, uçaktaki 152 kişinin tamamının hayatını kaybettiğini söyledi.

İlahi, enkazdan 5 kişinin sağ çıktığı haberlerinin yanlış olduğunu belirterek, “Kazadan kurtulan olmadı” ifadesini kullandı. Ölenlerden ikisinin ABD vatandaşı olduğu açıklandı.

KÖTÜ HAVA ŞARTLARI İDDİASI

Pakistanlı havayolu şirketi Airblue’nun sözcüsü Raheel Ahmed AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, “Kazanın nedeni kötü hava şartları olarak gözüküyor” ifadesini kullanırken, kesin sonucun yapılan incelemelerden sonra netlik kazanacağını söyledi.

Kaza öncesi yaşadıklarını anlatan bir görgü tanığı, “Ofisimin penceresinden oldukça alçaktan uçan uçağı gördüm” diye konuştu.

Uçağın enkazının yaklaşık 100 metre çaplı bir alana yayılmış olduğu ifade edildi.

Kaza sırasında havanın bulutlu ve yağışlı olduğu, ormanlık tepelere düşen APBJ-A kuyruk numaralı uçağın enkazından dumanlar yükseldiği ve çok sayıda kurtarma ekibinin kaza yerine gittiği belirtilmişti.

Pakistan’da meydana gelen kazanın, Airbus uçaklarının A321 serisinin ilk ölümle sonuçlanan kazası olduğu belirtildi. Bu kaza aynı zamanda 2004 yılında kurulan Airblue şirketinin de ilk kazası olarak kayda geçti.

BİR GÜNLÜK ULUSAL YAS İLANI

Bu arada Pakistan Başbakanlığından yapılan açıklamada, ulusal yas ilan edildiği belirtildi.

Açıklamada, kazadan sonra hükümetin bir günlük ulusal yas ilan ettiği ve Başbakan Yusuf Rıza Gilani’nin bugün yapılacak bakanlar kurulu toplantısını bir hafta ertelediği ifade edildi.

“UÇAK TÜRKİYE’YE UĞRADI” HABERİ HEYECAN YARATTI

Öte yandan düşen yolcu uçağıyla aynı saatlerde Pakistan’a uçan bir başka Airblue uçağının Trabzon’da ikmal yapması, İslamabad’da düşen uçağın Türkiye üzerinden uçan uçak olduğu yönünde haberlerin çıkmasına neden oldu.

Ancak İngiltere’nin Manchester kentinden dün kalkan Airblue’ya ait APBJ-A kuyruk numaralı uçağın, düşen yolcu uçağıyla farklı uçaklar olduğu açıklandı.

Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) Genel Müdürü Orhan Birdal, Manchester’dan havalanan uçağın, dün gece saat 04.49′da Trabzon Havalimanı’na inerek yakıt ikmali yaptığını ve mürettebat değiştirdiğini ifade etti. Birdal, “APBJ-A kuyruk numaralı bu uçak, Trabzon’dan saat 05.43′te kalkarak Karaçi’ye devam etmiş. Aynı firmaya ait bu iki uçak nedeniyle bir bilgi kirliliği yaşandığını düşünüyorum. İslamabad’da düşen uçak Türkiye’den kalkmadı” diye konuştu.

PAKİSTAN’DAKİ UÇAK KAZALARI

Pakistan’da bir önceki uçak kazası 10 Temmuz 2006′da meydana geldi. Pakistan Uluslararası Havayolları’nın (PIA) Fokker F27 tipi uçağı, iç hat seferini yapmak üzere havalandıktan dakikalar sonra Multan havaalanı yakınında düşmüş, 45 kişi ölmüştü.

1989′da içinde 54 kişi bulunan Fokker tipi uçak, iç hat seferini yaparken Pakistan’ın kuzeyinde düşmüştü. Uçağın enkazı bulunamadı.

1992′de meydana gelen uçak kazısında PIA’ya ait Airbus 300 tipi uçak Nepal’in başkenti Katmandu yakınında düşmüş, kazada 167 kişi yaşamını yitirmişti.

Etiketler: , , , ,

Ösys Tercihleri için Bu Cuma Son

Üniversite Tercihi Yapan Adayların Tercih Formunu Teslim Etme Süresi 6 Ağustos 2010 Cuma Günü Sona Erecek.

 

Üniversite tercihi yapan adayların tercih formunu teslim etme süresi 6 Ağustos 2010 Cuma günü sona erecek.

Tercih işlemlerini tamamlayan adaylar, formları internetten veya başvuru merkezleri aracılığıyla ÖSYM‘ye gönderebiliyor. Tercih formları 6 Ağustosa kadar teslim edilebilecek.

Tercihlerini internet üzerinden bireysel olarak gönderecek adaylar, T.C. Kimlik numarası ve ÖSYS şifresi ile ÖSYM‘nin ”http://www.osym.gov.tr” internet adresinden yapabilecek.

Bu yöntemler dışında posta, fax, elektronik posta gibi yollarla tercih bildiriminde bulunulamayacak.

Tercihini başvuru merkezi aracılığıyla yapacak adayların tercih işlemini yaptıracağı başvuru merkezinden randevu alması gerekiyor. R

İnternet kullanımında deneyimli olmayan veya yanlış yapmaktan çekinen adayların tercih bildirimini başvuru merkezi aracılığıyla yapmaları daha yararlı olacak. Tercihlerini internet üzerinden aday tarafından gönderilmesi durumunda yapılabilecek yanlışların sorumluluğu adaya ait olacak.

-ÖĞRENCİLER 30 TERCİH YAPABİLECEK-

Adaylar, geçen seneden farklı olarak 30 yükseköğretim programını tercih edebilecek. LYS veya YGS yerleştirme puanlarına göre tercih yaparken adayların, ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının, kendi alanına uygun bir programı tercih ettiğinde 0.15, kendi alanının dışındaki bir programı tercih ettiğinde 0.12 katsayısı ile çarpılacağını göz önünde bulundurmaları gerekiyor.

Adayların yapacağı 30 tercihin baştan birkaç tanesini ”puanım yeterli olmayabilir” endişesine kapılmadan, sadece ilgilerini ve en çok istedikleri programları göz önünde bulundurarak belirlemeleri, kazansa bile kaydolmayı istemediği bir programı tercih etmemesi öneriliyor.

Aday, ne olursa olsun bir programa yerleşmek istiyorsa tercihlerine, girebileceğini tahmin ettiği programları da eklemesi tavsiye ediliyor.

-TERCİHLER DEĞİŞTİRİLEMEYECEK-

Tercih işlemi gerçekleştirildikten sonra tercihlerde ve tercihlerin sıralamasında herhangi bir değişiklik yapılmasının kesinlikle mümkün olmayacağı için adayların tercihlerini yaparken dikkatli olmaları gerekiyor.

ÖSYM, tercih işlemlerinin tamamlanmasından sonra yerleştirme sonuçlarını 20 Ağustos dolaylarında açıklamayı planlıyor.

Etiketler: , , ,

13. Katta İskele Faciası

İskelenin Kırılması Sonucu 13′üncü Kattan Düşen İşçi Öldü, 2 Kişi Mahsur Kaldı.

 

Antalya’da bir inşaatın 13′üncü katında yalıtım sistemi yapan 3 işçiden biri üzerinde bulundukları iskelenin kırılması sonucu düşerek hayatını kaybetti. Diğer işçiler de bir saat iskelede mahsur kaldı.

Olay, Fener mahallesi 1964 sokakta bulunan Phaselis konutlarında meydana geldi. Sabah saatlerinde Phaselis konutlarına gelerek 16 katlı sitelerin dış yüzeyine yalıtım sistemi döşeyen 3 işçi iskeleye çıktı. İşçiler binanın 13′üncü katında çalışmaya başladı. Bu sırada birbirine vidalarla birleştirilmiş 2 iskele koptu. Vidaların kopması sonucu iskelenin ortasında bulunan Emrah Evis (40) 36 metre yükseklikten beton zemine düştü. 13′üncü kattaki iskele bulunan diğer işçiler Zeki Evir ve Hakan Tektaş da demir ve halatlara tutunarak askıda kaldı. Bunun üzerine olay yerine 112 Acil Servis ve itfaiye ekipleri çağrıldı. Olay yerine gelen 112 ekipleri yaptıkları ilk incelemede beton zemine düşen Emrah Evis’in hayatını kaybettiğini gördü. İtfaiye ekipleri de diğer işçileri kurtarmak için çalışmalara başladı. Ancak ilk gelen itfaiyenin merdiveni kısa kalınca ikinci ekip çağrıldı. Olay yerine gelen diğer itfaiye ekibi 36 metrede mahsur kalan işçileri kurtararak aşağıya indirdi. Bu sırada işçiler basın mensuplarına saldırdı.
Olay yerinde bulunan Anadolu Ajansı muhabiri Sefa Karacan’ı kovalayan işçiler polis tarafından güçlükle durduruldu.

Etiketler: , ,



Copyright © 2009 SohbettiR.Com

chat sohbet canli sohbet sohbet cinsel sohbet sohbet siteleri okey liseli kizlar zayiflama lida fx15 ve biber hapi zlfvbh


.